Bilgi teknolojileri ve temel kavramlar ders içeriği sayfasına giriş yaptınız. Bir önceki dersler sayfasına dönmek için enter'a basınız.

Bölüm 1 Bilgi Teknolojisinin Temel Kavramları Bu konuyu tamamladığımızda;

 Bilgisayar mimarisi hakkında bilgi edinebilecek,
 Bilgisayarın temel bileşenlerini anlayabilecek,
 Bilgisayarın temel mantığını kavrayabilecek,
 Bilgisayar donanımı hakkında bilgi sahibi olabilecek
 Ergonominin önemini anlayabilecek,
 Telif hakları konusunda nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğrenebileceksiniz.

1.1 Genel Kavramlar
1.1.1 Donanım, Yazılım Ve Bilgi Teknolojisi

Donanım Nedir? Bilgisayarın elektronik, elektrik ve mekanik birimlerinden oluşan fiziksel yapısıdır. Bilgisayar ile ilgili her türlü görebildiğimiz ve dokunabildiğimiz parçalar donanımı oluşturur. Yazılım Nedir? Bilgisayarın görevini yerine getirebilmesi için ona verilen tüm bilgiler ve komut listeleridir. Her farklı komut listesi bir program olarak adlandırılabilir.Yazılım, değişik ve çeşitli görevler yapma amaçlı tasarlanmış elektronik araçların birbirleriyle haberleşebilmesini ve uyumunu sağlayarak görevlerini ya da kullanılabilirliklerini geliştirmeye yarayan makine komutlarıdır. Yazılım, elektronik aygıtların belirli bir işi yapmasını sağlayan programların tümüne verilen isimdir. Bir başka deyişle, var olan bir problemi çözmek amacıyla bilgisayar dili kullanılarak oluşturulmuş anlamlı anlatımlar bütünüdür. İşletim sistemi bir yazılımdır. Bilgisayarın çalışmasını sağlayan programları ve verileri içerir. Bilgisayar donanım kaynaklarını yönetir. Çeşitli uygulama yazılımları yürütülmesi için ortak hizmet vermektedir. İşletim sistemi; giriş, çıkış ve bellek ayırma gibi donanım işlevleri için, uygulama programları ve bilgisayar donanımı arasında bir arabulucu olarak davranır. Uygulama kodu genellikle donanım tarafından doğrudan yürütülür ancak sık sık isletim sistemi aranır ya da işletim sistemi tarafından kesintiye uğratılır. İşletim sistemleri bilgisayar içeren hemen hemen bütün cihazlarda bulunur. Cep telefonları, video oyunu konsollarında, süper bilgisayarlarda, web sunucularında...

 İşletim Sistemi Çeşitleri o Microsoft Windows Microsoft Windows, kişisel bilgisayarlarda en çok kullanılan özel işletim sistemlerinden biridir. Son zamanlarda, Windows'un en çok kullanılan versiyonu Windows XP'dir. Windows XP 25 Ekim 2001 tarihinde yayınlanmıştır. Yeni versiyonlar ise: kişisel bilgisayarlar için Windows 7, sunucular için ise Windows Server 2008 R2'dir. Microsoft Windows, 1981 yılında eski MS-DOS işletim sistemi üzerine IBM PC eklentisi yapılarak piyasaya sürülmüştür. İlk olarak 1985 yılında yayımlanan Windows, kişisel bilgisayarların iş dünyasına hakim olmuştur. Windows XP ile başlayarak tüm modern versiyonları Windows NT çekirdeği üzerine kurulmuştur. o Google Chrome İşletim Sistemi Chrome, Linux çekirdeği esas alınarak Google tarafından tasarlanmış olan bir işletim sistemidir. Chrome zamanının büyük bir kısmını bilgisayar başında geçiren kullanıcıları hedef almaktadır. Teknik olarak sadece başka uygulama kullanmayan bir tarayıcıdır. Kelime işlemek, videolara, fotoğraflara bakmak gibi görevleri yerine getirmek için tarayıcıda kullanılan internet uygulamalarına güvenmektedir. o Linux/GNU İşletim Sistemi Linux açık kaynak koduna sahip bir işletim sistemidir. GNU/Linux, UNIX benzeri işletim sisteminin genel adıdır ve süper bilgisayarlardan kol saatlerine çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olan Linux,1991 yılında LinusTorvalds tarafından oluşturulmuştur.Bugün dünyanın dört bir yanına yayılmıştır ve sürekli olarak gelişim içerisindedir.Temeli açık kaynak kodu olan Linux işletim sistemini kendi istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz.Linux,Macintosh,Windows gibi çeşitli sistemlerde de çalışabiliyor. GNU projesi Unix’e benzeyen ancak tamamen orijinal kod ile ücretsiz ve açık bir işletim sistemi yaratmaya çalışan bir programcı kitlesi işbirliğidir. 1983 yılında Richard Stallman tarafından başlatılmış ve Linux’un değişken parçalarının birçoğundan sorumludur. Bu yüzden, Linux çekirdeği ve GNU yazılım koleksiyonuna birlikte GNU / Linux de denebilir. Linux işletim sisteminde pek çok karmaşık programı bir arada açsanız bile bilgisayarınız sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam eder.Ancaklinux cephesinde herşey bu kadar toz pembe değildir. Linux'un kurulum aşaması hala windows kadar kolay değildir. Ayrıca windowstan linuxa geçmeyi isteyen bir kullanıcı aradığı tüm programları linuxta bulamayabilir ve belkide linuxun en büyük sorunlarından biri donanım konusudur çünkü donanım işletmecileri hala bu işletim sistemine gereken önemi vermemektedir. Tüm bunlara rağmen, tahmini hesaplar Linux'un %0,5- 2 oranlarında kişisel bilgisayarlarda kullanıldığını gösterse de; sunucular ve gömülü sistemler tarafından yaygın olarak benimsenmiştir. GNU/Linux birçok alanda Unix'in yerini almaktadır ve dünyada en güçlü 10 süper bilgisayarda kullanılmaktadır.GNU/Linux; Ubuntu, Google Android gibi güncel paylaşımlarda da yaygınca kullanılmaktadır. o Mac OS X Mac OS X, Apple şirketi tarafından geliştirilen, pazarlanan ve satılan kısmi özel, grafiksel bir işletim sistemidir. Yine Apple'ın 1984 yılında oluşturduğu ilk işletim sistemi olan Mac OS' in son sürümüdür. Fakat Mac OS 'in aksine, Mac OS X, NeXT şirketi tarafından geliştirilmiş bir teknoloji üzerine kurulmuş UNIX tabanlı bir işletim sistemidir. o Kullanıcı Arayüzü Her bilgisayar, kullanıcısının girdilerini alan bir arayüze ihtiyaç duyar.Bu ara yüz kullanıcıyla bilgisayar arasındaki etkileşime açıktır.Klavye, fare, dokunmatik ekran gibi araçlar donanımları tamamlarken kullanıcı arayüzü yazılımları tamamlar. Kullanıcı arayüzlerinin komut satırı arayüzü ve grafik kullanıcı arayüzü olmak üzere iki yaygın çeşidi vardır. o Grafik Kullanıcı Arayüzü Yeni bir çok bilgisayar grafik kullanıcı arayüzünü destekliyor ve bilgisayarın içinde de oluyor. Bazı bilgisayar sistemlerinde Mac OS X gibi GUI kernel ile entegre olmuş haldedir.Bir çok işletim sistemi kullanıcıya kendi arayüzünü oluşturma imkanını verir.Grafik kullanıcı arayüzü zamanla gelişir. Örneğin; Windows neredeyse her yeni sürümü çıktığında kullanıcı arayüzünü değiştirir. o Pardus İşletim Sistemi Tübitak Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü bünyesinde yürütülen bir işletim sistemi geliştirme projesidir.Açık kaynak kodlu ve GPL(Genel Kamu Lisansı)ile dağıtılan bir özgür yazılımdır.Pardus,bilişim okur-yazarlığına sahip bilgisayar kullanıcılarının temel masaüstü ihtiyaçlarını karşılayan,mevcut Linux dağıtımlarının üstün taraflarını kavram,mimari ya da kod olarak kullanan ulusal işletim sistemidir. o MsDos İşletim Sistemi Microsoft firması tarafından geliştirilmiş eski bir işletim sistemidir.Windows üretildikten sonra unutulmuş ve şu anda sadece format atarken ya da dosya kurtarırken kullanılmaktadır.İngilizce karşılığı: disk yönetim sistemi olarak çevirilebilir.Üretim amacı bu olmasına rağmen daha sonradan DOS ortamında çalışan birçok uygulama ve oyun üretilmiştir. Booting BIOS NEDİR? Bilgi teknolojisi? Bilgi teknolojinin birlikte etkin bir şekilde kullanımı olan bilgi teknolojisi kavramına bilişim veya enformatik de denilmektedir. Bilgi Teknolojisi; bilginin bilimsel yöntemlerle bilgisayar ve istatistiksel yaklaşımlar kullanılarak derlenmesi, sınıflandırılması, depolanması, işlenmesi ve dolayısıyla en etkin bir biçimde kullanılmasıdır. BLUETOOTH Kablo bağlantısını ortadan kaldıran kısa mesafe radyo frekansı(RF) teknolojisinin adıdır. Bluetooth bilgisayar, çevre birimleri, ve diğer cihazların birbirleri ile kablo bağlantısı olmadan görüş doğrultusu dışında bile olsalar haberleşmelerine olanak sağlar. Bluetooth teknolojisi 2.4ghzISM frekans bandında çalışmakta olup, ses ve veri iletimi yapabilmektedir. 721 kbps'a kadar veri aktarabilen bluetooth destekli cihazların etkin olduğu mesafe yaklaşık 10 ile 100 metredir. Araba kullanırken rahat konusmanın yanında güvenli sürüş imkânıda sağlayan araç kitleri ile yolculuk yaparken konforlu bir şekilde iletişim kurulabiliyor. Bluetooth kulaklık mikrofon Telefona hiç dokunmadan konuşma imkânı Bluetooth ürünlerinin en önemli özelliği. Markası ne olursa olsun yeni telefonda Bluetooth özelliği olması yeterli. Telefondaki uyumluluk garantisi sayesinde, telefon değiştiğinde araç kitinide değiştirmek gerekmiyor. Bluetooth araç kitleri aracın bir yerine zarar vermeden monte edilerek aracın müzik sistemine entegre oluyor, veya montaj gerektirmesizin aracın çakmak prizine takılarak hemen kullanılıp araçtan araca kolayca taşınabiliyor. Bluetooth ve kızılötesi ile kablosuz aktarımın yanı sıra kablosuz ağ desteği de sunan avuç içi bilgisayarlar(PDA), aynı zamanda cep telefonu olarak da kullanılabiliyor. Bunun için satılan CF-Sim adaptörlerini kullanabileceğiniz gibi, kızılötesi ve bluetooth üzerinden de cep telefonu ile iletişim kurabilirsiniz. Ayrıca bu şekilde GPRS bağlantısı da kurmanız mümkün. Eğer çalıştığınız bölgede kablosuz bir ağ varsa, PDA ile bu ağa girebilir ve bu ağdaki interneti paylaşabilirsiniz. 1994 yılında Bluetooth Ericsson firması tarafından geliştirildi, cep telefonları ve diğer mobil cihazları kablosuz birbirine bağlamak ve iletişim kurmak için. USB Bluetooth modülü Bluetooth özelliği bulunan cihazların finansal çıkar sağlama amacıyla, kişisel gizli bilgileri ele geçirmeye yönelik tehditlere maruz kalabilirler. Phishing saldırıları da ciddi güvenlik riski taşıyor. Mobil cihazları hedefleyen kötü amaçları kodların hem sayısında hem de ciddiyetinde artış olması bekleniyor. Özellikle Bluetooth özelliği bulunan cihazların açıklarını araştıran birçok grup bulunmakta. NANOTEKNOLOJİ Nanoteknoloji maddeyi atomik ve moleküler seviyede kontrol etme bilimidir. Genel olarak 100 nm ve daha küçük boyutta malzeme ve aygıt geliştirmekle ilgilidir. 1 nm, metrenin milyarda biridir. Nanoteknoloji birçok alanı kapsayan bir bilim dalıdır. Aygıt fiziği, malzeme bilimi, elektronik, kimya, biyoloji gibi dallardan bilim araştırmacıları, nanoteknoloji çalışmaları yapmaktadır. Nanoteknolojinin etkileri üzerinde çok tartışma olmuştur. Nanoteknolojinin tıp, elektronik ve enerji üretimi gibi alanlarda uygulanma potansiyeli vardır. Bunun yanında, her yeni teknolojide olduğu gibi, nanomalzemelerin de sağlık ve çevre üzerindeki etkileri merak edilmektedir.[1] Nanoteknoloji kelimesini ilk defa kullanan Tokyo Bilim Üniversitesi'nden NorioTaniguchi olmuştur. 1974'de yayınlanan bir makalede [2]Taniguchi'nin tanımı şöyledir: "'Nano-teknoloji' genel olarak malzemelerin atom atom ya da molekül molekül işlenmesi, ayrılması, birleştirilmesi ve bozulmasıdır." Nanoteknoloji kelimesinin ortaya çıkmasından önce, fikir olarak dile getirlmiştir. Bunlardan en erkeni Richard Feynman'ın "Aşağıda Daha Çok Yer Var" adlı konuşmasıdır. Feynman bu konuşmasında atomları ve molekülleri kontrol etmeyi becerebileceğimizden, bunu yapabilmek için de yeni aletlere ihtiyacımız olduğundan bahsetmiştir. Atomik seviyede yer çekimi kuvvetinin öneminin azalacağına, Van der Waals gibi zayıf kuvvetlerin öneminin artacağını da belirtmiştir. Feynman'ın yanında bir başka bir bilim adamı ise EricDrexler'dır. 1986'da yayınladığı "Yaratma Motorları: Nanoteknolojin Yaklaşan Devri" ve "Nanosistemler: Moleküler Mekanizmalar, Üretim ve Hesaplama" kitaplarında istediğimiz maddeyi atom atom dizerek oluşturan nanorobotlarınvarolabileceğini ispat etmeye ve bu teknolojinin etkilerini ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Ayrıca "Yaratma Motorları: Nanoteknolojin Yaklaşan Devri" yayınlanan ilk nanoteknoloji kitabıdır. Nanoteknolojinin gelişmesini sağlayan buluş ise Tarama TünellemeMikroskobu'nun keşfedilmesidir. Bu mikroskop sayesinde iletken bir yüzeydeki atomların yerleri değiştirilebiliyordu. Bu gelişmeyi 1986'da fullerinelerin ve karbon nanotüplerin keşfi izledi. 2000'de ABD'nin nanoteknolojiye yatırım yapması sonucu tüm Dünya'nın birçok ülkesinde nanoteknoloji araştırmaları başlamış oldu.

1.1.2 Bilgisayar Türleri

Bilgisayarlar temelde kişisel bilgisayarlar ve sunucular olarak ikiye ayrılır. Kişisel bilgisayarlar doğrudan kişilere hizmet verirken sunucu bilgisayarlar diğer bilgisayarlara hizmet veren bilgisayarlardır. Masaüstü Bilgisayarlar Taşınabilir olmayan kişisel bilgisayarlardır. İşlem gücünün yüksekliği ve sonradan parça eklenebilmesi özelliklerinden dolayı tercih edilmektedir. İşlem gücü ve fiyat açısından en uygun bilgisayar türüdür. Dizüstü bilgisayarlar Taşınabilir bilgisayarlar arasında yüksek işlem gücü olan çoğunlukla masaüstü bilgisayarların yerine de kullanılabilen bilgisayarlardır. Ekran, klavye, fare, hoparlör gibi tüm bilgisayar birimlerini bir arada bulundurması ve uygun fiyatları nedeniyle özellikle son zamanlarda çok tercih edilmektedir. Tablet bilgisayarlar farklı bir tür olarak düşünülse de dizüstü bilgisayarların ekrandan doğrudan komut kabul edebilen çeşitleridir. Avuç içi bilgisayarlar Dizüstü bilgisayarlar taşınabilir olsa da kilogram cinsinden olan ağırlıkları ve 3 saat düzeyindeki pil ömürleri pratikliklerini kısıtlamaktadır. Bu nedenle daha düşük işlem gücüne sahip olsa da, uzun pil ömrü ve cebe sığan boyutlarıyla avuç içi bilgisayarlar popülerlik kazanmıştır. Cep telefonu özelliği de bulunabilen bu cihazlar giderek yaygınlaşmaktadır. Şekil 1Masaüstü Bilgisayar (monitör, kasa, klavye, fareden oluşur.) Şekil 2Dizüstü Bilgisayar Giyilebilir bilgisayarlar Teknolojinin gelişmesiyle birlikte gözlük tipi ekranlar, sanal klavyeler gibi donanımlar farklı türlerde bilgisayarlar oluşturmayı kolaylaştırmıştır. Giyilebilir bilgisayar bu türlerden biridir. Eldivene benzeyen girdi aracı, göze takılan ekranı sayesinde değişik bir bilgisayar kullanımı deneyimi sunmaktadır. Süper bilgisayarlar Normal bilgisayarlar da sunucu olarak kullanılabilse de yüksek işlem gücü ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalmaktadırlar. İşlem gücü belli bir düzeyi geçen bilgisayarlara süper bilgisayar denir. Maliyetleri nedeniyle dünyada sınırlı sayıda bulunurlar. Çok yüksek işlem gücü olan bir bilgisayar yerine çok daha düşük maliyeti sebebiyle birçok bilgisayarı tek bir bilgisayarmış gibi kullanma teknolojisi daha yaygın kullanılmaktadır. 500 bilgisayardan oluşan ve Saniyede 1 katrilyon işlem yapabilen süper bilgisayarın işlem kapasitesi, 6 milyar insanın hesap makinesiyle 46 yıl boyunca durmaksızın ve saniyede 1 işlem yapmasına eşittir. Süper bilgisayar; iklim, astronomi, alternatif enerji araştırmaları, finansal servisler ve ulusal güvenlik ve benzeri gibi alanlarda kullanılabilmektedir.(simülasyon)

1.1.3 Kişisel Bilgisayarın Temel Parçaları

 Ekran
 Klavye
 Fare
 Ana Kart (Mainboard)
 İşlemci(CPU)
 Bellek (RAM)
 Ekran Kartı
 Ses Kartı
 Güç Kaynağı (Power)
 Sabit Disk (Harddisk)
 Disket Sürücü
 CD / DVD Okuyucu/Yazıcı
 Modem
 Ağ kartı

1.1.4 Bilgisayarın Verimi/Gücü

CPU (Central Processing Unit - Merkezi İşlem Birimi) hızı, RAM Büyüklüğü ve bilgisayarda çalışan mevcut uygulama sayısı gibi etkenler bilgisayarın performansını ve verimini önemli düzeyde etkilemektedir. İşlemci bilgisayarın beyni niteliğindeki en önemli bileşendir. Diğer aygıtlardan gelen verileri matematiksel işlemler yardımı ile işler sonuca ulaşır ve sonucu gerekli yerlere gönderir RAM (RandomAccess Memory - rastgele erişimli bellek) bu ad bellekte bir konuma rastgele ve hızlı bir şekilde erişebildiğimiz için verilmiştir. RAM’de sadece işlemcide çalışan program parçaları tutulur ve elektrik kesildiği anda RAM’deki bilgiler silinir. Genellikle sabit diskle karıştırılır. Bu kavramları açıklamak için en güzel Şekil 3Avuç içi Bilgisayar Şekil 4Giyilebilir bilgisayarlar Şekil 5 Süper Bilgisayarlar benzetme; bir dosya dolabı ve çalışma masası olan ofistir. Bu örnekte dosyaların kalıcı olarak saklandığı tekeri dosya dolabı üzerinden çalışılan verilerin bulunduğu belleği ise çalışma masası temsil etmektedir.

1.2 Donanım

1.2.1 Merkezi İşlem Birimi

Bilgisayarı yapısal olarak; Bilgilerin girilmesi, girilen bilgilerin belirtilen durumlara göre işlenmesi, işlem sonuçlarının alınması olarak üç temel fonksiyona sahip bir makine şeklinde tanımlayabiliriz. Bu üç temel fonksiyonu gerçekleştirebilmek için sahip olması gereken mimariyi;

1. Girdi Üniteleri,

2. Merkezi İşlem Birimi,

3. Çıktı Üniteleri oluşturur.

GİRDİ ÜNİTELERİ: Bilgilerin bilgisayara aktarılmasını sağlayan klavye, fare, tarayıcı ya da bilgisayara takılmış video isleme kartı gibi herhangi bir kart olabilir.

MERKEZİ İSLEM BİRİMİ:Veriyi işleme kabiliyetine sahiptir. Üç temel görevi vardır: 1.Mantıksal İşlemler: 1<2 doğrudur, 3=4 yanlıştır gibi kararları verir 2.Matematiksel İşlemler: 1+1=2, 6-2=4 gibi toplama çıkarma işlemleri 3.Kontrol Mekanizması: Bilgisayar üzerindeki aletlerin işlemciyle ve kendileriyle olan ilişkilerini düzenlemek ve kontrol etmek.

ÇIKTI ÜNİTELERİ: İşlemcinin çıkan sonuçları aktarabileceği ünitelerdir. Monitör, yazıcı, sürücüler, ya da bilgisayar üzerindeki herhangi bir alet olabilir. MERKEZİ İŞLEM BİRİMİ; Bilgisayarın beyni gibidir, mantıksal ve matematiksel işlemleri yapar, karar verir, donanımlar arası ilişkiyi düzenler. İşlemcinin performansını, sahip olduğu çekirdek yapısı ve saat çarpanı (kaldırabildiği elektrik akımı) sonucu elde edilen MHZ üzerinden değer belirler. Anakartta işlemciye özel bir yuvaya takılır. Intel Celeron D 352 (3200 MHZ) işlemci, Intel Pentium D 915 (2800 MHZ) islemciden performans olarak daha düşüktür. Bunun nedeni Celeron işlemcinin sahip olduğu çekirdek yapısının farklı olusudur. Yeni nesil işlemcilerin çoğu çift çekirdekli olmaktadır. Bu bilgisayarın işlem gücünü (sayısını) yaklaşık olarak iki kat arttırmak anlamına gelmektedir. Bilgisayarın hızını arttırmak için çalışma hızı yüksek bir işlemci, aynı anda yapabileceği farklı işlemlerin miktarını (işlem gücünü) arttırmak için ise çekirdek sayısı fazla olan bir işlemci tercih edilmelidir. 1 MHz, saniyede 1 milyon saat tıklamasına (döngüye) karşılık gelir. Yani, 400 MHz'lik bir işlemci, saniyede 400 milyon döngü yapar. Bir işlemcinin MHz cinsinden hızı, ana kartta kullanılan sistem veri yolu hızının belirli bir çarpanla çarpılması sonucu elde edilir. Örneğin 100 MHz'lik ana kartlarda 400 MHz'lik bir işlemci 4 çarpanını kullanarak 4x100=400 MHz'e erişir. Farklı işlemci serileri, aynı hıza sahip olsa da farklı mimarilere sahip olmaları nedeniyle aynı hızda olmazlar; yani saniyede yerine getirdikleri komut sayı farklıdır. Dünyada işlemci markası olarak İNTEL ve AMD markaları vardır. 1968 yılında ABD merkezli kurulan intel , dünyanın en büyük işlemci üreticisi ve en bilinen işlemci markasıdır. & 1.2.2 Anakart Bilgisayarın omurgasıdır. Tüm donanımın birbiri ile olan fiziksel baglantısını saglar.Üzerindeki veri yolları sayesinde, bilgisayar kasası içinde bulunan tüm donanımların haberleşmesini sağlayan karttır. Bilgi akısının tamamı anakart üzerinden saglanır. Bilgisayar ilk açılısını anakart üzerinde bulunan degistirilemez hafızadaki (ROM) veriler yardımıyla gerçeklestirir. Anakartın veri yollarındaki hızı, sahip olduguislemci, hafıza ve sabit diske göre degisiklik göstermektedir. BIOS (BasicInput/Output System; Temel Giriş/Çıkış Sistemi), bilgisayarın ilk açılma işlevini yerine getiren yazılımdır. Bütün anakartlarda ROM BIOS yazılımı yüklü bir çip vardır, ilk açılışta POST (power on self test) ekrana gelir:işlemci, bellek, çipseti, video adaptörü, disk denetleyicileri, disk sürücüleri, klavye temel bileşenlerinin test edilmesidir. 1.2.3 Hafıza (Geçici Bellek)(RAM) Veriler ve komutlar burada saklanır. Sistem açık olduğu sürece bilgiler bellekte saklanabilir. Sistem kapatıldığında veriler ve komutlar bellekten silinir. Hafızaların kapasiteleri MB değeri üzerinden, performansları ise işlemci ve anakart ile olan veri yolu hızı göz önüne alınarak belirlenir. Anakartta üzerinde özel olarak tasarlanmış yuvalara monte edilir. İşlemci her saniyede milyonlarca hatta milyarlarca komutu işleyebilir. Sabit disk, işlemcinin veri işleme hızına erişemez ve karşılık veremez. Bu sorunu ortadan kaldırmak için sabit diskten alınan veriler RAM a yüklenir. RAM den işlemciye iletilir.

SABİT DİSK---------RAM-------İŞLEMCİ

1.2.4. Sabit Disk

Verileri kalıcı olarak depolayabildiğimiz birim. Sabit disklerin kapasiteleri GB değeri üzerinden, performansları ise veri erişim hızını belirleyen saniyede diskin dönme hızı olan RPM değeri üzerinden değerlendirilir. Sabit diskler iki farklı mimari üzerinde kurulmuştur. IDE arabirimi kullananlar ve SATA arabirimi kullananlar. (SCSI arabirimi kullanan diskler bulunmakla birlikte daha çok sunucular için kullanılmakta ve yerlerini SATA disklere bırakmaktadırlar). SATA yapısına sahip sabit disklere erişim IDE’ye göre daha hızlıdır. Anakarta sabit diskin yapısal özelliğine göre tasarlanmış kablolar ile bağlanır. Sata 150mb/sn--sata 2 300mb/sn bir hıza sahiptirler. RPM diskin dakikadaki dönüş hızıdır. Disk bilgilerine erişimin hızı anlamına da gelebilir. Birsabit diskte çoğunlukla metal olan bir veya birden fazla sayıda kayıt diski bulunur. Metal disk ya da diskler 3600, 4200, 5400, 5900, 7200, 10000, 15000 d/d (devir/dakika) gibi hızlarla dönerken disk yüzeyleri üzerinde gezinen kafa veya kafalar okuma-yazma işlemlerini yaparlar. Sabit disklerin kapasiteleri bayt (B) cinsinden ifade edilir. 400 GB (Gigabayt), 1 TB (Terabayt) gibi, depolanabilecek bilgi miktarını belirtir.

1.2.5 EKRAN KARTI Bilgisayarda yapılan işlemlerin ekrana aktarılması görevini üstlenmiş olan donanım birimidir. Bazı anakartlarda tümleşik olarak bulunan ekran kartları kimi anakartlarda yoktur. Bu durumda anakart üzerindeki ekran kartı slotları kullanılarak anakarta ekran kartı takılabilir. Tümleşik ekran kartının bulunduğu bir anakartada tekrar bir ekran kartı takabiliriz. Ekran kartları bilgisayar dünyasında en hızlı gelişimi gösteren donanım birimlerindendir, kullanıcılar tarafından kullanılan grafik seviyeleri üst düzey uygulamalar, programlar ve oyunlar bu ihtiyacın artmasına ve sürekli gelişim kat edilmesine sebep olmaktadır.Megabyte ve yeni yeni 1gigabyte gibi kapasitelerde olanları kullanılmaya başlanmıştır. ASUS GIGABYTE SAPPHIRE ZOTAC HIS MSI Günümüzde en çok bilinen markalardır. Ekran kartı alırken dikkat edilmesi gerekenler. Video bellek miktarı görüntü performansı doğrudan etkiler. Yapılacak işe göre belleğin miktarı uygun miktarda olmalıdır. Bellek miktarının fazla olması görüntü performansını artırır. Yüksek hızlı grafik işlemcisi verilerin ekranda daha kaliteli görüntülenmesini sağlar. Ekran kartının tazeleme hızının büyüklüğü görüntü kalitesi ile doğru orantılıdır. Ekran kartındaki grafik işlemcisinin üzerindeki soğutucunun iyi çalışması ve soğutması ekran kartının performansını artırır. Anakartın desteklediği yüksek bant genişliğine sahip ekran kartı seçilmesi performansı artırır. Örneğin AGP ekran kartlarından daha fazla hız sağlayan PCI‐E ekran kartını kullanabilmeniz için ana kartınızda PCI‐E genişleme yuvası olması gerekir.

1.2.6 EKRAN (MONİTÖR) Monitör, görüntü sergilemek için kullanılan elektronik ya da elektro-mekanik aygıtların genel adıdır. Monitör, başta televizyon ve bilgisayarolmak üzere birçok elektronik cihazın en önemli çıktı aygıtıdır. Monitörle bilgisayar arasındaki iletişimi ekran kartı sağlar. Yani, monitörden çıkan veri kablosu bilgisayar kasasında ekran kartına bağlanır. Monitörlerin boyutları inç ölçü cinsinden belirlenir. Monitörlerin boyutları, 14 inç, 15 inç, 15.4 inç(laptop), 17 inç, 19 inç, 22 inç gibi değerlerle ifade edilir. Bu boyut monitör ekranının bir köşesinden diğer köşesine olan uzaklıktır. Monitörler için diğer bir husus ise ekran çözünürlüğüdür.(screenresolution).Çözünürlük görüntü kalitesini belirleyen en önemli faktör olduğunu söyleyebiliriz. Çözünürlük arttıkça görüntü birbirinden bağımsız olarak kontrol edilebilen daha çok pikselden oluşur ve görüntü kalitesi de yükselir.Ekran çözünürlüğü satır sütun olarak ifade edilmektedir. Örneğin 1024X768 olarak ayarlanmış bir monitörde her satırda 1024, her sütunda ise 768 nokta bulunmaktadır.Toplamda ise1024x768=786432 nokta bulunur. Bir monitör satılırken maksimum desteklediği ekran çözünürlüğünün bilgisi verilmektedir. Ayrıca sadece çözünürlük, monitör özelliklerinin belirlenmesinde yeterli değildir. Tazeleme oranı da (Refresh Rate) çözünürlükle birlikte belirtilen bir özelliktir. “Hz” birimiyle ifade edilen tazeleme frekansı, bir saniye içerisinde monitörün uygun ve kararlı olarak ekrana getirebileceği resim sayısını belirler. Monitörlerin boyutları, Amerikan ölçü birimi “inç‐ inch” ile ifade edilmektedir. Bir monitörün boyutu sol alt köşesi ile sağ üst köşesinin arasındaki mesafenin ölçülmesi ile bulunmaktadır. CRT monitörler köşeden köşeye plastik kısımları dahil ölçülürken, LCD monitörler sadece görünebilir alanından ölçülerek boyutları belirlenmektedir. Bu nedenle monitörlerin seçilmesinde asıl olanın görünebilir alanının büyüklüğü olduğu unutulmamalıdır. (1 inç = 2,54 cm’ dir) İyi bir monitörde ayrıca harcadığı enerjinin az olması, aydınlatma özelliğinin ve kontrast oranının fazla olması gibi özellikler aranmaktadır. Bütün bu özelliklerin çok iyi olması monitörlerin kalitesini artırmakta buda monitörün fiyatına yansımaktadır. Monitör ile ekran kartı arasında kablo boyu uzadıkça monitörde oluşan görüntüde problemler çıkabilir. Bu nedenle kabloya çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Soru: 100 Hz’ lik tazeleme frekansında çalışan bir monitörün çözünürlüğü 1024x768 olarak ayarlanmıştır. Renk derinliği 16 bit olarak ayarlanan bu monitöre 1 saniye boyunca gönderilecek olan resim bilgisi ne kadardır? Cevap: Normal olarak bir monitör 60 Hz tazeleme frekansında çalışır. Normal şartlarda 1 saniye içinde kaç resim oluşturulduğunu hesap edersek (tazeleme oranı/2 = 60/2=30 çerçeve resim) sonuç olarak 30 resim çıkar. Yalnız soruda tazeleme frekansı100 olarak verilmiştir. O zaman bizim sistemde 1 saniyede 100/2= 50 resim oluşturulur. Basılan her resim 1024X768 pikselden oluşmuştur. Toplam nokta sayısı(1024X768=786432) olarak bulunur. Her bir nokta 16 bit bilgi ile ifade edildiğine göre 1 resim toplam 786432X16= 12582912 bit bilgi içermektedir. Yalnız 1 saniyede 50 resim oluşturulacağından 1 saniye içinde gönderilecek olan bilgi 12582912 bit X 50 = 629145600 bit olarak bulunur. Bu değer 75 Mbyteolarak bulunur. Bu sonuçtan görüntüleme işlemi için ne kadar video hafızasının gerekli olduğu açıkça görülmektedir. Ekran kartlarının hafızaları ne kadar büyük olursa o kadar yüksek çözünürlükte ve yüksek renk derinliğinde resim elde edilebilmektedir. Monitör türleri CRT monitörler Bir monitörün en önemli parçası çeşitli elektronik devrelerle birlikte CRT (Chatode Ray Tube – Katot Işınlı Tüp) denilen havası boşaltılmış ve ön yüzeyi binlerce fosfor noktacığından (dot) oluşan koni şeklindeki tüptür.Bu tüpün geniş tarafı dikdörtgen şeklindedir. Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur. Tabanca içerisindeki katot levhaları tel fleman (ısıtıcı) ile ısıtılır ve tüp içerisinde serbestçe dolaşan elektron bulutu oluşturulur. Negatif kutuplandırılan katotlar ile pozitif kutuplandırılan ekranın iç yüzeyi arasında büyük bir gerilim farkı uygulandığında katotlarda oluşan elektronlar dış yüzeye doğru fırlar. Ekran kartından sinyal geldiği müddetçe bu ışın monitörün sol üst köşesinden başlayarak fosfor ile kaplı ön yüzeyi tarar.Elektron demetinin ekranda saniyede kaç resim taradığı ekran kartı tarafından belirlenir. Bu değer saniyede 50 ile 120 arasında değişir. Bu değerler “tazeleme” frekansı olarak isimlendirilir. Değerin yüksek olması görüntü kalitesini ciddi ölçüde artıracaktır. Değer düşük olursa monitörde gözü yoran kıpraşımlar daha da fazla olacaktır. Monitördeki her nokta üç ayrı renkteki fosfor damlacığından oluşur. Bu üç fosfor damlacığı da bir araya gelerek “pixel” leri oluşturur. LCD VE LED Monitörler Aslında pek yabancı olmadığımız LCD ekranlar hesap makinelerinde, cep telefonları ekranlarında kullanılmaktadır. LCD monitör CRT ‘ lere göre daha az enerji harcarlar. İnceliği ve renkli görüntüsü ile dikkat çekmektedir. Görüntü daha parlak ve keskin oluşur ve resim kalitesi CRT‘ den daha üstündür .CRT monitörler ekrana elektron tabancası ile elektron fırlattıklarından uzun süreli kullanımlarda ciddi boyutlarda radyasyona maruz kalınır, LCD ler de radyasyon sorunu yoktur, görüntü adeta beyaz ışıkla aydınlatılmış tabela gibidir, zararsızdır. LCD monitörlerin her bir pikselinde sıvı kristal madde bulunmaktadır. CRT monitörlerde olduğu gibi binlerce pikselden oluşmaktadır.Bu monitörlerin satır ve sütunlarında bulunan piksellerin her biri elektrotlara bağlıdır. Elektrotlar aracılığıyla istenilen renk hücresine elektrik akımı gönderilerek görüntü elde edilir. LCD monitörde resim gösterimi işi aynı CRT’ de olduğu gibi tarama işlemi ile gerçekleştirilmektedir. Yalnız LCD ekranlarda her pikselin bir adresi bulunmaktadır. Görüntülenecek piksellerin adresi belirlenir ve ilgili elektrotlarla kullanılarak resim elde edilir. Ayrıca LCD panellerde kullanılan flüoresan lamba aracılığıyla ekranın daha parlak görünmesi sağlanır. LCD Monitörlerde her piksel 3 hücreye (alt piksele) bölünmüştür. Piksel elektrotları aracılığıyla 3 ana rengin yoğunluğu belirlenir ve istenilen renk oluşturulur. LCD monitörlerin nokta aralıkları CRT monitörlerinkine nazaran daha yüksektir. Bu LCD monitörler için negatif bir özelliktir. LCD monitörler daha az güç tüketir. LCD monitörün enerji tüketimi, yüzde 90 oranında panelinde kullanılan ışık kaynağının gücüne bağlıdır. 19 inç boyutlu standart bir LCD monitörün enerji tüketimi bir saatte 50W seviyesindedir. Aynı büyüklükteki bir CRT monitör ise yaklaşık 110W kadar güç tüketir. LED monitör ile standart LCD monitör arasındaki fark nedir diye bakacak olursak; LED arka aydınlatmanın ismidir. Panel yine LCD’dir ve aynı özellikler ve hatta sorunlar aynen devam etmektedir. Modeline göre LED 'ler de TV olarak kullanılabilir. LCD ler den çok daha inceler. Daha az elektrik harcarlar. Daha yüksek kontrast oranlarına ,daha net görüntü kalitesine sahiptirler. Daha az ısınıyorlar. Monitör kullanımında sağlık açısından dikkat edilmesi gerekenler; Ekranlara en az 45 cm. mesafeden bakılmalı ve ekranın üst kenarı gözler hizasında veya altında olmalıdır. Ayrıca düşük çözünürlük, büyük fontlarda çalışılması da önerilmektedir. Ekran güneş ışığı alan pencerelerden veya aydınlatma araçlarının yaydığı ışığı yansıtmayacak şekilde yerleştirilmeli; oda tavandan yansıyan veya çok parlak olmayan bir ışıkla aydınlatılmalıdır. Çalışma masaları da ışığı yansıtmayacak mat ve koyu renkli olmalıdır. Uzun süre bilgisayarla çalışanlar, ara sıra gözlerini ekrandan farklı yerlere bakarak dinlendirmeli, 1 saatten uzun süre sürekli ekrana bakılmamalıdır. 5 dakika farklı noktalara bakılarak göz kuruması da önlenebilir. Yine uzun süre bilgisayarla çalışanlar koltuktaki hareketsiz durumlarından dolayı bacaklarda ve kollarda oluşacak kan dolaşımı bozukluğu, eklem ve/veya boyun ağrıları, varis vb. durumlar oluşmaması için kısa süre de olsa ofis veya çalışma ortamında mola saatlerinde ayakta dolaşarak bu riski en aza indirebilirler. Araştırmalar sonucu uzun süre bilgisayar kullanarak çalışan insanlarda unutkanlık problemleri ortaya çıktığı görülmüştür. Bu yüzden Amerika’da en fazla 3 sene bilgisayar kullanarak çalışmış kimselerin mahkemede şahitlikleri kabul edilmemektedir. Bunun da unutulmaması gerekir. Bir başka araştırmaya göre de gün boyu bilgisayar kullananların beyin fonksiyonları kas gücüyle çalışanlara oranla fazla çalıştığından dolayı uykusuzluk, stres, aşırı yorgunluk, panik atak gibi sorunlar ortaya çıktığı görülmüştür.

NOT: Bir bilgisayara iki monitör nasıl bağlanır ve bunu için ne gereklidir.

1) En basit ve bas ağrıtmayan bir yöntem; çift soketli bir ekran kartı almak ve ayni zamanlı görüntüyü alıyorsun.

2) Splitter denilen bir cihaz satın alıp,cihaza her iki bilgisayarın monitör girişlerini OUT çıkışına takıyorsun monitörü de cihazın IN yazılı giriş kısmına takıp üzerindeki tuşla veya klavye kısa yolu ile 2 kasayı bir monitörle kullanabilirsin.

Sayfanın sonuna geldiniz. Geri gitmek için shift+tab tuşlarını kullanınız. Bir önceki dersler sayfasına dönmek için enter'a basınız.